Biyografi

Büyük iskender Kimdir?

Tarafından admin

Büyük İskender Kimdir?

Hepimizin Büyük İskender olarak tanıdığımız 3. Alexandros, milattan önce 356 senesinde Makedonya adlı ülkede doğmuştur. Döneminin en önemli filozoflarından birisi olan Aristo’dan bizzat ders almıştır. Çok genç yaşlarında savaşma yeteneğini gün yüzüne çıkarmış ve çok geliştirmiştir. Babasının seferde olduğu sırada ayaklanmış olan Medyalılar’ı bastırmış ve henüz daha 16 yaşına bastığında ilk kez savaş deneyimi elde etmiştir. İlk deneyimi ise zafer ile sonuçlanmıştır. Milattan önce 338 senesinde yaşanmış olan Eski Yunan’ın en büyük iki devleti olan Thebes ve Atina’nın güç birliğine karşı kazandığı Keronea Savaşı’nda, Makedonya askerlerine İskender komutanlık yapıyordu.
Büyük İskender’in tahta yükselmesi ise babası Kral Filip’in suikast sonucu ölmesinden dolayı oldu. Bu genç yaşında tahta çıkan İskender, henüz 21 yaşına bile gelmemişti. Birçok kişi Kral Filip’in suikastında Büyük İskender’in payı olduğunu düşünür. Ancak kimse bunu asla kanıtlayamamıştır. Annesinin ise bu suikastte bir parmağı olduğu ise akıllarda sadece soru olarak kalmıştır.

 

Büyük İskender başa geçtiğinde neredeyse her yerde büyük isyanlar yaşanmakta ve durum gerçekten çok kötü haldeydi. Sadece Teselyalılar’ın üzerine yürüyerek kan dökmeden savaş kazanmıştır. Bu olayların yaşandığı sırada diğer Yunan ülkelerini de ortak bir noktada buluşturmuş olan Büyük İskender, Korent’te yapılacak büyük kongre sonucu bir karara varmıştır. Babası zamanında hazırlanmış olan “Asya’nın Fethi” ideasını gerçekleştirebilmek için, Yunan askerlerinin baş komutanlığına getirilmiştir.

Büyük İskender Hayatı

Eskiler Büyük İskender hakkında bir sohbet anlatırlar. Efsane midir gerçek midir bilemeyiz ancak bir gün Korent’te sokakta gezerken ünlü düşünür ve filozof Diyojen ile karşı karşıya gelirler. Diyojen ile konuşmasının sonunda bir şey isteyip istemediğini soran Büyük İskender, “Gölge etme, başka hiçbir şey istemem!” cevabını almıştır. Bu cevaptan çok etkilenen Büyük İskender bir sohbetinde “Eğer İskender olmamış olsaydım, Diyojen olmak isterdim.” demiştir. İşte eski tarih kitaplarında geçen bu sohbet yıllardır nesilden nesile aktarılmaktadır.
Büyük İskender, hayatı boyunca çok önemli zaferler elde etmiştir. Gerek savaş stratejileri, gerek kullanılmamış taktikler ile birçok yer ele geçirmiştir. İskender bir gün sefere giderken askerlerinin geçeceği yere Trakyalılar at arabalarını yuvarlamıştır. Büyük İskender, Trakyalıların böyle bir şey yapabileceğini ön görerek bütün ordusunu birleşik değil ayrık şekilde yürütmüştür. Bu sayede bu strateji işe yaramış ve bütün geçiş alanını ele geçirmiştir. Günümüzde ismi Tuna olan nehrin kıyılarına kadar olan bütün yerler açıldı.

Milattan önce 334 yılında yazdan sonra ülkesinin kaynak ihtiyacını gidermek ve diğer ülkelere olan borçlarını kapatmak için sefere hazırlandı. Toplam 30.000 asker, 5.000 den daha fazla atlı ile bir sefere çıkma planı yaptı. Bu seferde sadece askerler ve atlılar değil, mühendisler doktorlar ve diğer mesleklerden yüzlerce insan vardı. Büyük İskender bütün başına gelebilecek şeyleri öncesinde düşünmüştü.
Kendisi Homeros adlı düşünürden son derece etkilendiği için Troya kentine gitmiştir. Akil’in yattığı yeri bizzat ziyaret etmiştir. Dünyaca ünlü Pers askerleriyle ilk defa Granikos Çarpışması’nda yüz yüze gelmiştir. Büyük İskender’in kendine özel yaptırdığı miğferini her gören kolayca tanırdı. Çünkü her iki tarafında da beyaz bir tüy vardır. Kral bu sayede kolayca tanınabilmektedir. Ancak bu tanınırlık onun saldırıya uğramasına sebep oldu. En yakın arkadaşı Kleitus, büyük kralın ölmesini engellemiştir. Fakat Kleitus’un bu iyiliğini çok kısa bir süre sonra unutup kendisini canını bizzat kılıç ile alacaktır.

Genç kralın en büyük özelliklerinden birisi ele geçirdiği tüm ülkeleri fiilde kendisine ait görmesidir. Ancak bu ülkelerin iç taraflarında devlet adamlarının demokrasi yapmasına izin veriliyordu. Ele geçirdiği tüm ülkelerde Yunan kültürünü en ince ayrıntısına kadar aktarıyor ve kendi milletini olabildiğince yayıyordu. Milli bağları en kuvvetli krallardan birisi olma unvanını elinde tutmaktadır. Onun bu milliyetçiliğini gelecek senelerde başa geçen birçok kral örnek alacaktır.

Büyük İskender Pers Hükümdarı İle Karşılaştı Mı?

Batı Anadolu’yu ileriki senelerde ele geçirecektir. Hemen sonrasında ise Akdeniz Bölgesi’ne geçecek ve Perge’ye kadar her yeri fetih edecektir. Gordion kısmından Ankara bölümüne doğru hareket eden Büyük İskender Kapadokya ve Gülek Boğazı’nı kolayca ele geçirmiş, Misis Köprüsü’nü de almıştır. En sonunda İskenderun kısımları civarlarında bir kamp kurmuştur. Ama bu sırada büyük Pers Hükümdarı 3. Darius, Büyük İskender’i savaş pozisyonunda sessizce beklemekteydi. Darius’un askerleri Büyük Kral İskender’in askerlerinden tamı tamına 5 kat daha fazlaydı.

Bu büyük iki orduda beklenildiği gibi İssos kıyılarında birbirleriyle savaşa girmiştir. Fakat Büyük İskender’in stratejik zekası ve doğru hamleleri ile Pers hükümdarı 3. Darius çok ağır bir yenilgiye uğratıldı. Bu savaş bütün tarih kitaplarında bir mucize diye tabir edilerek anlatılmaktadır.

Büyük İskender Vefatı

Büyük İskender, henüz çok genç iken vefat etmiştir. 32 yaşında sıtma hastalığına yakalanmış ve Babil’de ölmüştür. Şu an kendisi altından yapılma bir tabuttadır. Bu tabut İskenderiye’dedir. Büyük İskender’in büyük bir fatih olacağı kimsenin aklına gelmiyordu. Babası Kral Philip gibi birisi değildi. Nazik, hoş ve geçimli birisiydi. Bütün vatandaşlar demir bir yumrukla ülkeyi yöneten Philip’ten sonra İskender tahta geçtiğinde bir kuzunun başa geçtiğini sanmıştı. Oysa ki tahta geçtiği anda kendi öz olmayan kardeşini ve onlarca devlet adamını öldürmüştür.

Büyük İskender öldükten hemen sonra imparatorluk 4 farklı parçaya bölünmüştür. Bu dağılma sonucunda Creatus ve Antigonos Batı Asya’da, Selevkos Doğu’da, Cassander Yunanistan’da, Ptolemaios Mısır’da kalmıştır. Cassander ise tam yedi sene sonra Büyük İskender’in annesini idam ettirmiştir. 12 sene sonrasında ise Büyük İskender’in karısını ve oğlunu zehir ile öldürtmüştür. Büyük İskender’in metresinden doğan çocuğu da aynı şekilde muhtemelen kendisine rakip olmasın diye öldürtmüştür.

Yazar Hakkında

Leave a comment