Astronomi

Türkiye’de Uzay Çalışmaları

Tarafından admin

Türkiye’de Uzay Çalışmaları
Yirminci yüzyılda birçok ülke uzay üzerine çalışmalar yapılması gerektiğinin öneminin farkına varmış ve yatırımlarının çoğunu uzaya yapmaya başlamışlardır. Dünyadaki en gelişmiş ülkeler havacılık ve astronomi alanında bu hızlı gelişmenin farkına vararak dünya genelinde geleceğin cephesi diye nitelendirilen uzay kurumları kurmuşlardır. Mesela Amerika Birleşik Devletleri’nin kendi uzay kurumu NASA’dır. Rusya’da RSA, İngiltere’de BNSC, Fransa’da ise CNES vardır. Japonya’nın ise MASDA adını verdikleri bir uzay kurumu vardır. Stratejik konumundan kaynaklı önemi her geçen gün daha da artan Türkiye’nin uzay konusunda geri kalmasının sonuçları artık günümüzde daha sık hissedilmektedir. Fakat en kısa sürede Türkiye’de uzay çalışmaları yapılmaya başlanacağını haberlerden duymaktayız.

Dünyadaki gelişmiş ülkeler bu duruma geliyorken Türkiye uzay endüstrisinden yararlanmaya ilk başta ülkenin haberleşme ihtiyacını karşılamak amacıyla 1968 senesinde Yugoslavya ve İran uzay istasyonlarını kullanarak başlamıştır. 1979 senesinde ise ilk yer uydu istasyonunun açılması sonucunda hizmet vermeye devam edilmiş ve ardından haberleşme ihtiyacı İNTELSAT uydularından transponder adlı cihazlar kiralanarak giderilmiştir. TÜRKSAT milli haberleşme projesi ise 1994 senesinde hayata geçtiği için ilk Türk uydusu TÜRKSAT-1B yörüngeye yerleştirilmiştir. Hemen sonra 1996 senesinde ise ikinci Türk uydusu TÜRKSAT-1C yörüngeye oturmuştur. Türkiye’yi temsil eden bu iki uydu hala daha Avrupa-Türkiye ve Orta Asya’yı kapsamaktadır. Bu iki uydu Ankara’daki ana merkezden kontrol edilmektedir. İhtiyaçları karşılamak amacıyla 2001 senesinde TÜRKSAT-2A uydusunu da uzaya gönderen Türkiye, kendisini uzay konusunda daha da geliştirmiştir. Bölgesel olarak önemini fark ettiği için uydularının kapsadığı alanı Afrika ve orta doğu coğrafyalarına kadar genişletmiştir.

Türkiye'de uzay çalışmaları

Hangi Araştırma Kurumları Türkiye’de Uzay Çalışmaları İçin Yardım Ediyor?

Türkiye bu sahip olduğu uydular sayesinde önemli ve potansiyel bir yakalayış yaşamış ODTU, İTÜ ve TÜBİTAK gibi araştırma ve eğitme kurumlarının gayretleri ile uzay konusunda daha fazla gelişme yaşamaya çalışmaktadır.

Sürekli orta doğu, Kafkaslar ve Balkan üçlüsünün arasında kriz içerisinde olan Türkiye, askeri yönden daha da gelişmiş olmak zorunda olduğu için uzay çalışmalarına ağırlık vermek zorundadır. Eğer Türkiye bulunduğu stratejik yer dolayısıyla etrafındaki coğrafyada söz sahibi olmak istiyorsa en kısa sürede uzay konusunda yatırımlara ağırlık verilmelidir.

Türkiye’de uzay çalışmaları en kısa sürede uzay konusunda faaliyetlerini geliştirmeli ve bu geliştirmeleri askeri alan için yapmalıdır. İlerleyen zamanlarda çıkacak olan 3. Dünya Savaşı veya başka bir özel savaş sonucunda bu faaliyetler kullanılmalıdır. Bu gelişmeler sadece uydular ve uzay konusunda kalmamalı kendi uydularını yapması için gerekli malzemeyi kendi üretebilecek duruma gelmelidir. Eğer dışa bağımlı bir ülke olmaya devam edilirse herhangi bir savaş çıktığında elimizde hiçbir şey kalmamış halde kalabiliriz. En kısa sürede Türkiye’nin hak ettiği yere ulaşması gerekmektedir. Türkiye’de uzay çalışmaları alanında geride kalmamız çok kötü sonuçlar doğuracaktır. Eğer geride kalan bu ülkenin bir an önce yukarı çekilmesi isteniyorsa, uzay alanı başta olmak üzere bütün alanlar ülkenin geleceği için tam hızla çalışmalıdır. En can alıcı nokta ise bütün her şeyi kontrol edebilecek ana bir saha olması gerektiğidir.

Türkiye’de Uzay Çalışmaları

Türkiye’de uzay çalışmaları olumlu yansıması için bu ana saha tam gücüyle gelişmeleri desteklemek zorunda ve gerekli koordineyi yapmak zorundadır. Eğer uzay alanında gelişme yapmanın çok pahalı ve gereksiz maliyet olduğunu düşünürsek, modern batılı ülkeler ile aramızdaki gelişmişlik seviyesi daha da açılacaktır. Uzun vadede bir ülkeye yapılabilecek en büyük yatırım alanlarından birisi uzay teknolojisidir. Türk Uzay Kurumu’nun en çabuk sürede ülkedeki güvenli yerlerden birine kurulması lazımdır. Eğer uzay teknolojisinin sadece askeri ve bir başkasıyla haberleşme alanında kullanılacağını düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Doğal yer altı kaynaklarının keşfi, tarımcılıkta ilerleme, ormancılıkta hızlı yükseliş için ve doğal afetlerin engellenmesi konularında ise son derece önemlidir. Sadece bunlara bakarak dünyadaki en fakir ülkelerden birisi olan Nijerya ile Türkiye’yi kıyaslarsak, Nijerya’nın uzay faaliyetlerini Türkiye’den önce başlattığı gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Nijerya kendi uydu yörüngesini ele alabilmek için ulusal uzay ajansının kurulma sürecini hızlandırma yolunda ilerlemektedir.

astronot

Bunlara ek olarak uzay faaliyetleri sadece araştırma kurumlarında gerçekleşmemelidir. Bu araştırma kurumlarına girebilmeleri ve yeni fikirler getirebilmeleri için bütün üniversitelerimizde uzay ile alakalı bölümler açılmalı ve öğrencilerin buralara ulaşmakta zorluk çekmemeleri gerekmektedir. Uzay bilimlerinde eğitim görmüş öğrenciler her zaman ülkemizin geleceği için bir fidan olacaktır. Buralardan çıkan kaliteli diye tabir ettiğimiz donanımlı öğrencileri ise NASA gibi uluslararası uzay araştırma kurumlarına kaptırmamalıyız. Beyin göçüne en kısa sürede son verdirmeliyiz. Bunun çözümü ise ancak teknoloji ve uzay alanında yatırım yaparak olacaktır.

TUBİTAK-BİLTEN-ODTÜ birlikte ülkede ilk olan mikro uydu üretme konusunda çalışmalar yapmaktadır. Türk Telekom ise haberleşme alanında kendilerini her geçen gün yeni baz istasyonları ile geliştirmektedir. Alt yapılar artırılmalı ve teknolojilerin aramızda aktarımı daha da kolaylaştırılmalıdır. Kısacası uzay teknolojisi gördüğünüz üzere hayatımızın her alanında yer etmiştir.

İTÜ Uzay Alanında Herhangi Bir Çalışma Yapmış Mıdır?

İstanbul Teknik Üniversitesi ise uzay ve uydular üzerine uluslararası birden fazla kuruluşla birlikte çalışmalar yürütmektedir. Uzaktan bilgiyi algılayabilme ve bilgi transferini gerçekleştirme konusunda birçok çalışmada ismini başa koymaktadır. Türkiye’nin askeriye alanında birçok gelişme yapmaya bir an önce başlamalıdır. Kafkaslar-Balkanlar-Orta Doğu üçgenini en iyi şekilde yönetmek istiyorsa zorunlu olarak modern teknolojiye önem göstermelidir. Türkiye’ye yöneltilmiş olan askeri tehditleri daha önceden fark eden teknolojiler üretmelidir. Günümüzde görmekteyiz ki Türkiye’ye tehditler yağmaktadır ancak ülkemiz bunlara karşılık verememektedir. Eğer diğer ülkeler arasında düşük seviyede bir duruma düşmek istemiyorsak bir an önce gerekli çalışmalar başlatılmalı ve araştırma kurumları başta olmak üzere bütün üniversitelere yatırımlar yapılmalıdır. Ek olarak lise ve orta okul çağındaki öğrencileri bu alanda bilgilendirmek ve sevdirmemiz gerekmektedir.

Yazar Hakkında

Leave a comment